İnsanların Ontolojik ve Onursal Eşitliği Üzerine
Köleler ve cariyeler satın aldım, diyorsun. [Kitabı Mukaddes, Vaiz 2:7] Peki, hangi fiyata? Tek bir insan tüm insanlıkken, tüm insanoğluna değecek ne buldun, söyle bana, var olanlar arasında? Ussallığa ne fiyat biçtin? Tanrı’nın benzerinde yaratılanın ederi için kaç dirhem saydın? Tanrı tarafından özenle biçim verilmiş varlığı satarken kaç gümüş elde ettin? Eğer insan Tanrı’nın suretinde yaratıldıysa ve tüm yeryüzüne hükmediyorsa ve yeryüzündeki her şeyin üzerinde bahşedilmiş yetkisi varsa, öyleyse kimdir satan ve kimdir satın alan? Yalnız Tanrı’ya ait olabilir bu ayrıcalık. Hem neden Tanrı onu köleleştirsin, insan ırkını özgürlüğe çağıran bizzat Kendisiyken? Ama Tanrı bile özgür olan insanı köleleştirmezken, Tanrı’nın gücünün üstüne kendisininkini koyan kimdir?
Tüm yeryüzünün ve içindekilerin halifesi nasıl satışa çıkarılabilir? Çünkü bir kişi satılıyorsa, mülkiyeti de onunla beraber satılmak zorundadır. Öyleyse, tek bir insan tüm insanlık ve yeryüzünün sahibi tüm insanlıkken, nasıl bir fiyat yeterli olur bütün bu dünya için. Paha biçilemez, diyeceksin, öyleyse, söyle bana, ondan bile değerli olan insanın ederi nedir?
Ne zaman ki bir insan satışa çıkarılır, aslında satış yerine götürülen tüm yeryüzünün sahibinden başkası değildir. Öyle ki satılıktır ona ait olan tüm mülkler de; karalar, adalar, deniz ve üstlerinde olan her şey. Söz konusu mülkiyetin büyüklüğünü göz önünde bulundurunca, o vakit ne ödeyecektir alıcı ve ne kabul edecektir satıcı?
Sahiplik? Söyler misin, ne güç katıyor bu unvan sana? Uzun ömür mü, güzellik mi, sağlık mı, fazilet mi? Hiç biri. Çünkü aynı atalardan geliyorsunuz ve tek bir hayatı yaşıyorsunuz; acıları ve hazları, neşeyi ve sıkıntıyı, hüzünleri ve sevinçleri, öfkeyi ve korkuyu. Ruhun ve bedenin ıstırapları hüküm sürüyor, benzerce, malikte ve memluk olanda.
Mademki her şekilde eşitsiniz, öyleyse, söyle bana, hangi itibarla bir fazlalığın var da, bir insanken kendini diğer insanların efendisi sanıyorsun?
Kaynak: Nissalı Gregor'un Kitabı Mukaddes, Vaiz 2:7 üzerine tefsiri
No comments:
Post a Comment