Thursday, 3 October 2019

KALABALIK ve DOĞRU - Soren Kierkegaard

KALABALIK ve DOĞRU


Tanrı’yı tiksindirmek istiyorsan sürü ile beraber koş, yeter.
^^^
Tanrı tek bir kişiyle ne kadar sonsuz bir ilgiyle alakadar oluyorsa milyonlara, milyarlara da o kadar sonsuzca kayıtsızdır. Biz insanlar sayıların bir önemi olduğuna inanırız. Tanrı için ise sayılar hiçbir anlam ifade etmez, hiç etmez. 
^^^
Sayısal olan hakikatin en gülünç parodisidir. 
^^^
Numune-insan kendini insan sayıları ile yatıştırır. Eğer bir şey doğruysa, bu kadar sayının onu doğru saymış olmasından daha yüksek bir kanıta ihtiyaç duymaz.
İnsan-hayvan, sırf insan sayıları onun yanında olduğu müddetçe en korkutucu şeyleri yapacak cesareti bulur. Peygamber-Mesih ise tam tersine işaret eder. Cesaretle çile çekmek, tam da kalabalıktan korkmanın aksine, hayvan-mahluklar olarak bizim en çok korktuğumuz şeyin, yani insan sayılarının aksine Tanrı'dan korkmaktır, 
^^^
Herkesle güzel güzel geçinip gitmek gibi talihli bir yetiye sahip insanlar vardır. Hiçbir keskin köşeleri yoktur bunların. Tanrı böyle insanları asla kullanmaz. Tanrı, sıcacık ve sevimli insan kalabalığının dostu değildir. Hayır, onun kullanmak istediği insanın derhal önü kesilir. s
^^^
Sivil yaşamda, insan kalabalıkları sokakta toplaştığında polis bir suç işlemiş olsun ya da olmasın derhal müdahale eder; zira çok sayıda kişinin bir araya toplanması kuşkulu bir harekettir. Tıpkı bunun gibi ama tamamen farklı türde bir doğruyla, bir inananlar yığınının ortaya çıktığı yerde yüksek polis, anında ve doğrudan saldırıya geçer. Sayı ne kadar büyükse, yalanın yalanlığı o kadar kesindir, bir sahtecilik yapıldığı o kadar kesindir. 
^^^
Tek(il) birey, topluluğun oluşumunda belirleyicidir, Her an, topluluktan daha yüksek bir konuma gelebilir. Topluluğun birbirine tutunma özelliği her bir kişinin ebedi olan önünde tek(il) bir birey olmasından gelir. Topluluğu garantileyen yalnızca tek(il) bireydir. Topluluk elbetteki bir toplamdan daha fazlasıdır ama yine de gerçekten bir'lerin toplamıdır. Kalabalık ise saçmalıktır. Olumsuz bir'lerin toplamı, bir olmayan bir'lerin toplamı. 
^^^
Başkaları gibi olmak insan soyunun dejenerasyonu, alçalıp nüshalara dönüşmesidir. 
^^^
Kalabalık hakkında şöyle bir şey söylemek yanlış olmaz: Kalabalık, tüm varoluşun ne denli boş olduğunu gizlemek amacıyla kullanılır. ''Çok sayıda'' düşüncesi, bizi tıpkı afyon gibi bir coşkunluk haline sokar ve milyonların müthiş güvenilirliğiyle yatışırız. 
^^^
Önem kazanmak için sayılara ihtiyaç duyan her şey tam da bu sebeple önemsizdir. Toplamı sanki önemli bir şeymiş gibi insanları şaşkınlık ve hayranlıkla irkilten sayıların yardımıyla düzenlenebilen, tatbik edilebilen, tamamlanabilen her şey, tam olarak bu şeyler önemsizdir. En önemli şey için, gökleri ve dünyayı harekete geçiren şey için ise yalnızca tek bir kişiye ihtiyaç vardır. En önemli şey nedir peki? Melekleri, şeytanları en çok ilgilendiren, kişinin Tanrı'yla bilfiil iştigal etmesidir. Ve bunun için tek bir kişi yeter. 
^^^
Hakikatin neden oluştuğuna çoğunluğun karar verdiği yerde, çoğunluğun buna yumruklarıyla karar vermeye başlaması çok sürmeyecektir.
^^^
İnsanoğlunun içgüdüsel olarak kullandığı bir taktik vardır: Haydi bir kalabalık oluşturalım, Bu, şu şekilde işler: Haydi idealler yolunda gayret sarf etmek için bir araya gelelim. Oysa bir kalabalık oluşturmak, tam da ideallerden kurtulmanın yoludur. Tıpkı devekuşunun başını kuma gömüp görünmez olduğunu düşünmesi gibi, biz de bir kalabalık oluşturup kimsenin bizi göremediğini düşünürüz. Ayrıntıların içinde boğulup tablonun tümünü görememekten bahsederiz ve bu taktikle, insanın ayrıntılarının içinde boğulup tablonun bütününü göremeyeceğini ümit ederiz. 

Ben olmak yerine kalabalıkta kendimizi kaybettiğimizde evimizde değilizdir.

Kaynak: Soren Kierkegaard - Tanrı’ya İhtiyaç Duymak, 288-293, 295

No comments:

Post a Comment

Post-Oryantalizm - Hamid Dabâşî

Post-Oryantalizm: Terör Çağında Bilgi ve İktidar —  Hamid Dabâşî Kitabın Tümünün Özeti Hamid Dabâşî’nin Post-Orientalism: Knowledge and Powe...