VİCDAN
"Vicdan" kelimesi Arapça, bulmak anlamındaki Ve-Ce-De fiil kökünden türemiştir. Değerlendirme yapıp doğruyu bulan organımızdır. Bunu hatırlattıktan sonra, kelimenin anlamına uygun harika bir alıntıya geçebilirim.
Vicdan insanın Tanrı'yla ilişki kuran, Tanrı'nın mesajını alan ve O'nun sesini işiten en iç doğasıdır. Vicdan, insanın bizatihi özüyle, ondaki ilahi suret ve benzer ile ilişkilidir. Günahkar varoluşumuzda vicdan Tanrı'nın ve ilahi hayatın hatırlatıcısıdır. Vicdan insanda uyandığında, bu onun Tanrı'yı düşündüğü, Tanrı'nın tarzında yaşadığı anlamına gelir; bunu kelimelere dökemese bile. Vicdan dini vahyi, iyiliği, doğruluğu ve bütünüyle hakikati algılama organıdır. O, insanın doğasının özel bir bölümü ya da fonksiyonu değildir; terimin psikolojik anlamında değil ontolojik anlamında insanın spiritüel varlığının tümü, merkezi ya da kalbidir. Nikolay Berdyaev - İnsanın Yazgısı, 210
Vicdan hayat ve dünya hakkındaki orijinal, ilk-elden yargıların kaynağıdır. Ayrıca vicdan Tanrı hakkında yargıda bulunur; çünkü o, Tanrı'yı kavrayan organdır. Yalnızca vicdan Tanrı hakkında yargıda bulunabilir; çünkü o, Tanrı'nın farkına varmamızı sağlayan organdır. Nikolay Berdyaev - İnsanın Yazgısı, 210
Vicdan insanın aslında ne olduğuna, idealde hangi dünyaya ait olduğuna, insanın Yaratıcısı'na, insanın yaratılmasına neden olan amaca ilişkin hafızadır. Nikolay Berdyaev - İnsanın Yazgısı, 211
Vicdan insandaki spiritüel, doğaüstü ilkedir ve kaynağı hiçbir şekilde sosyal olan değildir. Vicdanın sosyal bir kaynağı olduğu fikri bir sapkınlık, çarpıtma ve karıştırmadır. Vicdan insanın derinlerdeki doğasıdır; Tanrı'dan tümüyle kopmadığı, İlahi dünya ile bağlantısını koruduğu derinliklerdeki doğası. Nikolay Berdyaev - İnsanın Yazgısı, 211
Pişmanlık ve tövbe, insan tamiri imkansız hasar görmeyen bir vicdana sahip olduğu için mümkündür. Teolojinin insan ruhu üzerindeki inayet hamlesi diye tanımladığı şey vicdanın derinliklerindeki uyanış, hayatın İlahi kaynağını hatırlayıştır. Nikolay Berdyaev - İnsanın Yazgısı, 211
Pişmanlık/tövbe iki dünya düalizmini varsayar ve insanın iki varoluş düzeninin buluşma noktası olduğunu farzeder. Eğer insanın kökleri bu dünyada olsaydı ve diğer dünyanın hiçbir hatırasını taşımasaydı pişmanlık/tövbe imkansız olurdu. Nikolay Berdyaev - İnsanın Yazgısı, 211
Vicdanın varlığının bizatihi kendisi özgür olduğunu ispatlar. Özgürlük mantık açısından otoriteyi önceler. Spiritüel bir olgu olarak - bir maddi güç tezahürü olarak değil - otoritenin gücü özgürce saygı ve itaati buyuran bir şey olarak kabul edilerek tanınmasındadır. Naif realistik otorite anlayışı savunulamaz. Otorite maddi güç gibi nesneden özneye geçmez. Spiritüel otoriteyi vicdanım kabullenmelidir; eğer kabullenmezse otorite benim için otorite olmaktan çıkar. Değerlendirmeler yapan ve yargılarda bulunan vicdan kendisi dışındaki herşeyden özgürdür ve yalnızca Tanrı'nın inayet/lütuf eylemine bağlıdır, yalnızca ilahi semavi dünyanın hatıralarına itaat eder. Nikolay Berdyaev - İnsanın Yazgısı, 211
No comments:
Post a Comment