Wednesday, 2 February 2022

Eksen Çağı ve Kadın Sorunu

Eksen Çağı ve Kadın Sorunu 

İnsan türü son derece yapaydır. Durmaksızın doğamızı geliştirmeye ve bir ideale yaklaşmaya çabalıyoruz. Kadim felsefeden vazgeçtiğimiz bu çağda bile insanlar modanın dayattıklarını körü körüne takip  ve taklit ediyor, mevcut güzellik standardını yeniden üretmek adına yüzlerine ve bedenlerine şiddet uyguluyor. Ünlülerin el üstünde tutulduğu kült gösteriyor ki "üst insanlığı" örnekleyen modellere hâlâ saygı duyuyoruz. İnsanlar kimi zaman idollerini görmek ve onların varlığında olmanın heyecan verici coşkusunu hissetmek için uzun yollar katediyorlar. Onların giyim kuşam ve davranışlarını taklit ediyorlar. Öyle görünüyor ki insanların modellere ve paradigmaya karşı doğal bir eğilimi var. Eksen Çağı bilgeleri, bu ruhaniliğin çok daha orijinal bir versiyonunu geliştirmişler ve insanlara kendi içlerindeki ideal modeli aramayı öğretmişlerdi. 

Eksen Çağı o kadar da mükemmel değildi. Başlıca problemlerinden biri kadınlara karşı kayıtsızlığıydı. Bu ruhanî düşünceler neredeyse bütünüyle askeri güç ve saldırgan ticari faaliyetlerin hâkim olduğu, kadınların kırsal ekonomide sahip oldukları statüyü yitirdikleri kentsel bir çevrede gelişti. Bir tane bile kadın Eksen Çağı bilgesi yok. Yeni inanışta aktif bir rol üstlenmesine izin verilen kadınlar ise genelde arka plana itiliyorlardı. Bunun sebebi Eksen Çağı bilgelerinin kadınlardan nefret etmesi değil, büyük oranda onları fark etmemeleriydi. "Büyük" veya "aydınlanmış" insanlardan söz ettiklerinde kastettikleri "erkekler ve kadınlar" değildi. Ancak sorulsaydı, birçoğu kadınların da bu özgürleşmeyi gerçekleştirebileceklerini kabul ederdi. 

Kadın sorununun Eksen Çağı için fazla ikinci planda olması sebebiyle, bu konudaki ısrarcı tartışmaların dikkat dağıtıcı olduğunu düşünüyorum. Ne zaman bu sorunu ele almaya kalksam, sanki araya fazladan bir konu katmışım gibi geliyor. Bunun tamamen kendine özgü bir çalışmayı hakettiğinden şüpheliyim. Bu, Eksen Çağı bilgelerinin örneğin bazı kilise babaları gibi su katılmamış misojinistler (kadın düşmanı, kadından nefret eden) olduğu anlamına gelmiyor. Bunlar kendi çağının adamlarıydı ve kendi hemcinslerinin saldırganlığıyla öyle meşgullerdeki nadiren kadınlara ayrıca kafa yoruyorlardı. Eksen Çağı reformcularını körü körüne takip edemeyiz. Hiç şüphesiz, bu şekilde davranmak, bu türden bir benzeşmenin insanları bayağı ve olgunlaşmamış bir özde sıkıştıracağını savunan Eksen Çağı ruhunu temelden sarsacaktır. Yapabileceğimiz şey, Eksen Çağı'nın herkes için kaygılanma idealini kadınları da kapsayacak şekilde genişletmektir. Eksen Çağı bakışını yeniden yaratmaya giriştiğimizde modernitenin en iyi taraflarını da tartışmalıyız.

Kaynak: Karen Armstrong, Büyük Dönüşüm, Eksen Çağı ve Dinsel Geleneklerin Başlangıcı, Çev. Barış Baysal, Pegasus Yayınları, 1. Baskı, İstanbul 2019, ss. 20-21

No comments:

Post a Comment

Post-Oryantalizm - Hamid Dabâşî

Post-Oryantalizm: Terör Çağında Bilgi ve İktidar —  Hamid Dabâşî Kitabın Tümünün Özeti Hamid Dabâşî’nin Post-Orientalism: Knowledge and Powe...