Tuesday, 21 June 2022

Tanrı'nın Davasını Üstlenen Filozof: Seneca

 Tanrı'nın Davasını Üstlenen Adam: Seneca

Dünyamızı tanrısal öngörü yönetiyorsa, neden hâlâ iyi insanların başına birtakım kötülükler geliyor diye bana soruyorsun Lucilius. Bu kitabın ilerleyen bölümlerinde, evrenin tanrısal öngürüyle yönetildiğini ve Tanrı'nın her zaman bizim aramızda olduğunu kanıtladıktan sonra, böyle bir soruyu yanıtlamak daha uygun olurdu. Ama mademki bütünden bir parçayı ele alıp incelememi ve daha ana konuya hiç dokunmamışken, bir tek bu karşı görüşünü çürütmemi istiyorsun, sorun değil, ben de öyle yapacağım; tanrıların davasını üstleneceğim.

Şimdilik şunları kanıtlamam anlamsız: Başında bir koruyucusu olmadan bu kadar yüce bir eserin varolamayacağını, yıldızların bir araya gelişlerinin ya da oraya buraya koşuşturmalarının gelişigüzel bir itkiye bağlı olamayacağını, cisimlerin rastlantıyla hareket etmeleri durumunda birbirine girip çarpışacaklarını, karada olsun denizde olsun bunca doğa olayına sebebiyet veren, göz kamaştırıcı bunca ışığın bir düzene göre parlamasını sağlayan bu kesintisiz devinimin ancak sonsuz bir yasanın buyruğu doğrultusunda gerçekleşebileceğini, bu düzenin rastgele dolanan bir maddenin eseri olamayacağını; ya da rastgele birleşmelerin o koca cüsseli yeryüzünü kımıldamadan tutacak, etrafında hızla dönenen gökyüzünü kollayacak, vadilerin içine yayılan denizlerin toprağı gevşetmemesini ve kabaran nehirlerden hiç etkilenmemelerini sağlayacak ya da minicik tohumlardan devasa yaratıklar doğuracak kadar büyük bir beceri gösterip denge sağlayamayacağını. Gerçekten de karmaşık ve belirsiz gibi görünen bazı olaylar, örneğin yağmurlar, bulutlar gümbür gümbür çakan şimşekler, dağların zirvelerini yarıp yayılan ateşler, kayıp giden toprağın yarattığı sarsıntılar ve doğanın vahşi yanının yeryüzünde harekete geçirdiği başka karmaşık olaylar bir anda patlak verse de, evrensel bir akıl olmadan gerçekleşemezler; ayrıca bütün bu olayların ve aynı şekilde doğal ortamları dışında meydana geldiklerinden bizim mucizevi olarak gördüğümüz başka olayların, sözgelimi dalgaların ortasında fokur fokur kaynayan suların, uçsuz bucaksız denizde birdenbire bitiveren yeni adaların, kendilerini doğuran ana sebepler vardır. Herhangi biri denizin kendi içine çekilip de kıyıların çırılçıplak kaldığını ve kısa sürede yeniden sularla kaplandığını görse, rastlantısal bir gelgite bağlı olarak zaman zaman dalgaların çekilip kendi içine sürüklendiğini, zaman zaman öne atılıp her şeyi silip süpürdükten sonra olduğu yere yeniden döndüğünü düşünecektir. Oysa gerçekte sular yavaş yavaş çoğalır ve 'ay' adı verilen -hükmü uyarınca okyanusun kabarıp dalgalandığı- yıldızın çekim gücüne bağlı olarak zamanı ve günü geldiğinde artar ya da azalır. Ama bu tür konuları yeri geldiğinde inceleyelim, çünkü senin aslında tanrısal öngörü hakkında şüphelerin yok, sadece bundan şikayet ediyorsun. O halde seni iyi insanlara karşı hep iyi olan tanrılarla uzlaştırmalıyım. Çünkü nesnelerin doğası iyilerin iyilere zarar vermesine asla izin vermez; iyi insanlar ile tanrılar arasında erdemin yarattığı bir dostluk vardır.

Dostluk mu diyorum? Hayır, daha çok bir akrabalık ve benzerlik demeliyim, çünkü iyi insan tanrının öğrencisi, taklitçisi ve onun hakiki oğlu olduğu için, tanrıdan sadece zaman bakımından farklıdır; bu yüzden erdemlerin haşin tahsildarı olan o muhteşem baba, tıpkı sert babalar gibi, iyi insana diğerlerinden daha katı bir eğitim verir. O halde tanrılar tarafından kabul gören iyi insanların sıkıntı çektiğine, ter akıttığına, sarp yokuşlara tırmandığına, buna karşın kötülerin gülüp eğlendiğine, zevkler içinde yüzdüğüne tanık olduğunda, oğullarımızın edebinden, köle çocuklarınsa haddini bilmezliklerinden zevk aldığımızı ya da oğullarımızı acımasız bir eğitimle denetim altına alırken köle çocukların küstahlıklarını beslediğimizi bir düşün. İşte aynısı tanrı için de geçerlidir. Tanrı iyi insanı keyif içinde yaşatmaz; onu sınar, sertleştirir, kendisi için hazırlar.


No comments:

Post a Comment

Post-Oryantalizm - Hamid Dabâşî

Post-Oryantalizm: Terör Çağında Bilgi ve İktidar —  Hamid Dabâşî Kitabın Tümünün Özeti Hamid Dabâşî’nin Post-Orientalism: Knowledge and Powe...