Kölenin
Mutluluğu, Kadının Dünyası Erkeğin Rüyası
Kadınlar,
erkeklerin onlar için çalışmalarını, onların yerine düşünmelerini, onların
sorumluluğunu almalarını sağlar, gerçekte erkekleri sömürür.
Peki
neden sömüren taraf erkek değil de kadındır?
Erkek
ne iş yaparsa yapsın -muhasebeci, doktor, otobüs şoförü ya da idareci-, yaşamının
her anını, dev ve acımasız bir sistemin, onu öleceği güne dek son kertesine
kadar sömürmek için inşa edilmiş olan bir sistemin küçük bir dişlisi olarak
harcayacaktır.
Erkekler
bunu yaparlar; çünkü yapmaya yönlendirilmişlerdir. Yaşamlarının tamamı, bir
dizi şartlı refleksten, bir dizi hayvansı edimden başka bir şey değildir. Bu
hareketleri yapamayan, para kazanma becerisi azalan bir erkek başarısız görülür.
Erkek,
özgür olmamaktan alınan haz ilkesine göre yaşar. Erkek hep kölesi olacağı bir şeyin
ya da insanın arayışı içindedir; çünkü sadece köle olarak kendini emniyette
hissetmektedir. ve kural olarak kölesi olmak için bir kadını seçer.
Kadının
erkek karşısında büyük bir avantajı vardır: kadının seçme özgürlüğü vardır. Kadına
özgürleşmesi için her türlü fırsat tanınmıştır.
Kadının
en derin arzularını keşfedip yerine getirmek her zaman için erkeğin yaşamındaki
en büyük hedeflerden birisi olmuştur. Bunun sonucunda kadınlar giderek daha çok
aptallaşmışlardır; buna karşılık erkekler ise daha zeki olmaktadır.
Güzel
kadınlar, genellikle çocukluktan itibaren rahat bir yaşam süren kadınlardır ve
zeka rekabetle geliştiği için, kafalarını geliştirmeye kesinlikle ihtiyaç duymamışlardır.
gerçekte en başarılı erkeklerin en aptal kadınlarla evli olmasının nedeni de işte
budur.
Her
an artan bir konforla çevrili kadın ırkı kötüye gitmektedir.
Firmaların
erkeklere satmaya çalıştığı tek ürün çeşidinin, gerçekte sadece kadınların işine
yarayan şeyler olduğunu görmek ilginçtir: kadını baştan çıkartmaya yönelik spor
arabaları, kadına hediye edilecek lüks eşyalar ya da ev kadının olduğu için açıkça
kadına yönelik olan ev eşyaları. Erkek ise evi olmayan bir yaratıktır. o, barınağıyla
işi arasında mekik dokur.
Sonuç
olarak kadınlar da, papalar veya diktatörler gibi ihtişam, gösteriş ve
mistisizm surlarının arkasında korunur. Maskeleri indirilemez ve güçleri
dizginsiz artar. Buna karşılık olarak erkeklere de uzun vadede gerçekten inanabilecekleri
bir ilah garanti edilir.
Erkek,
kadına yaranmak için daha çok çalıştıkça kadın da daha çok şey isteyecektir.
Erkek onu daha çok arzuladıkça kadın da onu daha az arzu edilir bulacaktır.
Erkek ona daha çok konfor sağladıkça kadın da daha çok tembel, aptal, duygusuz
olacak ve erkek bu süreçte kendini daha çok yalnız bulacaktır.
Erkeğin
yönlendirilmesi ve sömürülmesi yönünde işleyen kısır döngüyü sadece kadın kırabilir;
ama o bunu yapmayacaktır. Bunu yapması için mantıklı hiçbir nedeni yoktur.
Duygusuz ve acımasız olduğu için duygularına seslenmenin hiçbir yararı olmaz.
Bu nedenle her gün kadınlık denen bu adilik, barbarlık ve anlamsızlık batağına
daha çok saplanan dünya böyle devam edip gidecek. Ve erkek, yani o muhteşem
hayalperest, daldığı hülyadan asla uyanmayacak.
Kaynak:
Esther Vilar - Kölenin Mutluluğu - Kadının Dünyası Erkeğin Rüyası, 12-13, 37
&&& &&& &&&
Kadın, çalışmayan bir insandır.
Yaşam insanlara iki seçenek sunar: hayvansal bir varoluş -düşük bir yaşam düzeyi- ve manevi bir varoluş. Kadın kuşkusuz ilkini seçecek ve fiziksel refahı öne çıkaracak, kuluçkaya yatacak bir yer ve engellenmeksizin üreme alışkanlıklarıyla oyalanacak bir ortam arayışına koyulacaktır.
Kadınlar zihinsel kapasitelerini kullanmazlar. Aslında bilerek bu kapasitelerinin bozulmasına göz yumarlar. Birkaç yıllık aralıklı eğitimden sonra, sonradan gelişen ve geri döndürülemez bir aptallık durumuna yönelirler.
Teorik olarak güzel bir kadın, bir şempanzeden daha az bir zekaya ihtiyaç duyar ve buna rağmen kimse onu topluma uymayan bir yaratık olarak değerlendirmez.
Olsa olsa en geç on iki yaşına kadar, kadınların çoğu fahişe olmaya karar vermiştir. Ya da başka bir deyişle, kendileri için bir erkek seçip bütün işi onun yapmasını sağlamaktan oluşan bir gelecek tasarlamışlardır. Bu işlevlerine karşılık olarak kadınlar da, erkeğin belli zamanlarda vajinalarını kullanmasına göz yummaya hazırdır.
Bir kadın buna karar verdiği anda beynini geliştirmekten vazgeçer. Elbette çeşitli dereceler ve diplomalar alabilir. bunlar onun erkeklerin gözündeki piyasa değerini artırır; çünkü erkekler, bir şeyleri ezbere bilen bir kadının, ayrıca erkekleri de tanıyıp anlayacağına inanır. Erkeğin tekrar tekrar yaptığı en büyük hatalardan birisi, kadını kendi eşiti olarak, yani eşit zihinsel ve coşkusal kapasiteye sahip bir insan olarak değerlendirmesidir.
Bir erkek bir kadının yemek pişirme, bulaşık yıkama ve temizlik işlerinde saatler harcadığını gördüğü zaman, bu işlerin onu belki de mutlu ettiği, çünkü tam da onun zeka seviyesine uygun işler olduğu aklına hiç gelmez. o anda bütün bu angaryanın, kadını, bir erkek olarak önemli ve arzu edilir bulduğu onca şeyi yapmaktan alıkoyduğunu düşünür. Bu nedenle kadının yaşamını kolaylaştırmak ve onu erkeğin düşlediği yaşam biçimine sürüklemek için otomatik bulaşık makineleri, elektrikli süpürgeler, hazır yemekler icat eder. Ama hayal kırıklığına uğrayacaktır. Kadın, kazandığı zamanı tarihle, politikayla ya da astronomiyle aktif bir şekilde ilgilenmek için kullanmak yerine pasta yapar, iç çamaşırlarını ütüler ve oya yapar ya da özellikle maceracıysa banyo duvarını çiçek çıkartmalarıyla bezer.
Erkek bu tür şeylerin varlıklı yaşamın temel ögeleri olduğunu düşünür. Bu fikir ona kadın tarafından aşılanmış olsa gerek; çünkü erkek, pastanın dışarıdan satın alınmasına da, iç çamaşırların ütüsüz olmasına da, banyo duvarlarında çiçek desenlerinin bulunmamasına da gerçekten aldırış etmez. Kadının bu amaca ulaşmasını kolaylaştırmak ve onu angaryadan kurtarmak için mikserler, mutfak robotları, ütüsüz giyilebilen çamaşırlar ve çiçek süslemeli tuvalet aletleri, fayansları icat eder; ama kadın hâlâ edebiyatla, politikayla ya da evrenin fethiyle aktif ve ciddi bir şekilde ilgilenmez. Onun için yeni bulunan bu boş zaman tam zamanında imdada yetişmiştir. Artık kendisiyle ilgilenebilir ve elbette entelektüel başarı özlemi ona yabancı olduğu için o da dış görünüşü üzerinde odaklaşır.
Kadınların daha zevkli, daha çekici, daha "kültürlü" olduğu doğrudur; ama yaşam beklentileri kesinlikle entelektüel değil, hep maddeci olacaktır. Devrime giden ilk adımı asla kadınlar atmayacaktır.
&&& &&& &&&
Erkeklerin yanında sürekli olarak kendini küçümsemek, kadınların, diğer kadınların anlayıp da, olduğu gibi değerlendirmeleri nedeniyle erkeklerin anlamadığı gizli bir dilin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu nedenle erkeklerin, bu şifrenin anahtarını alıp kendileri için bir tür sözlük hazırlamaları büyük yarar sağlayacaktır. Böylece, ne zaman klişe bir laf duysalar, bu sözlüğe bakıp gerçek anlamını açıkça görebilirler.
Karşımdaki erkeğe saygı duymalıyım: Erkeğin benden daha zeki, sorumlu, cesur, üretken ve çok daha güçlü olması gerekir. Yoksa ne işime yarar ki?
Kocam isterse elbette mesleğimi bırakırım: O yeterli para kazanmaya başladıktan sonra bir daha asla çalışmayacağım.
Hayatta istediğim tek şey onu mutlu etmek: Onu ne kadar sömürdüğümü anlamasına engel olmak için elimden geleni yapacağım.
Gelecekte hayatımı aileme adayacağım: Hayatımın kalan kısmında parmağımı bile oynatmayacağım. sıra erkekte.
Eğer bir çift birbirlerini gerçekten seviyorsa hemen evlenmelerine gerek yok: Biraz inatçı ama onu yatakta dize getirmem uzun sürmez.
Onu seviyorum: O mükemmel bir yük beygiri.
Ya da bir kadın şöyle de diyebilir: "Evleneceğim adamın benden biraz daha yaşlı, benden en az on santim uzun ve daha zeki olması gerekir." bunun da anlamı, yaşça daha büyük, daha güçlü, daha zeki bir insanın, daha genç, daha zayıf, daha aptal bir yaratığa bakmasının çok daha "normal" gözükmesidir.
&&& &&& &&&
Kadın, çalışmayan bir insandır.
Yaşam insanlara iki seçenek sunar: hayvansal bir varoluş -düşük bir yaşam düzeyi- ve manevi bir varoluş. Kadın kuşkusuz ilkini seçecek ve fiziksel refahı öne çıkaracak, kuluçkaya yatacak bir yer ve engellenmeksizin üreme alışkanlıklarıyla oyalanacak bir ortam arayışına koyulacaktır.
Kadınlar zihinsel kapasitelerini kullanmazlar. Aslında bilerek bu kapasitelerinin bozulmasına göz yumarlar. Birkaç yıllık aralıklı eğitimden sonra, sonradan gelişen ve geri döndürülemez bir aptallık durumuna yönelirler.
Teorik olarak güzel bir kadın, bir şempanzeden daha az bir zekaya ihtiyaç duyar ve buna rağmen kimse onu topluma uymayan bir yaratık olarak değerlendirmez.
Olsa olsa en geç on iki yaşına kadar, kadınların çoğu fahişe olmaya karar vermiştir. Ya da başka bir deyişle, kendileri için bir erkek seçip bütün işi onun yapmasını sağlamaktan oluşan bir gelecek tasarlamışlardır. Bu işlevlerine karşılık olarak kadınlar da, erkeğin belli zamanlarda vajinalarını kullanmasına göz yummaya hazırdır.
Bir kadın buna karar verdiği anda beynini geliştirmekten vazgeçer. Elbette çeşitli dereceler ve diplomalar alabilir. bunlar onun erkeklerin gözündeki piyasa değerini artırır; çünkü erkekler, bir şeyleri ezbere bilen bir kadının, ayrıca erkekleri de tanıyıp anlayacağına inanır. Erkeğin tekrar tekrar yaptığı en büyük hatalardan birisi, kadını kendi eşiti olarak, yani eşit zihinsel ve coşkusal kapasiteye sahip bir insan olarak değerlendirmesidir.
Bir erkek bir kadının yemek pişirme, bulaşık yıkama ve temizlik işlerinde saatler harcadığını gördüğü zaman, bu işlerin onu belki de mutlu ettiği, çünkü tam da onun zeka seviyesine uygun işler olduğu aklına hiç gelmez. o anda bütün bu angaryanın, kadını, bir erkek olarak önemli ve arzu edilir bulduğu onca şeyi yapmaktan alıkoyduğunu düşünür. Bu nedenle kadının yaşamını kolaylaştırmak ve onu erkeğin düşlediği yaşam biçimine sürüklemek için otomatik bulaşık makineleri, elektrikli süpürgeler, hazır yemekler icat eder. Ama hayal kırıklığına uğrayacaktır. Kadın, kazandığı zamanı tarihle, politikayla ya da astronomiyle aktif bir şekilde ilgilenmek için kullanmak yerine pasta yapar, iç çamaşırlarını ütüler ve oya yapar ya da özellikle maceracıysa banyo duvarını çiçek çıkartmalarıyla bezer.
Erkek bu tür şeylerin varlıklı yaşamın temel ögeleri olduğunu düşünür. Bu fikir ona kadın tarafından aşılanmış olsa gerek; çünkü erkek, pastanın dışarıdan satın alınmasına da, iç çamaşırların ütüsüz olmasına da, banyo duvarlarında çiçek desenlerinin bulunmamasına da gerçekten aldırış etmez. Kadının bu amaca ulaşmasını kolaylaştırmak ve onu angaryadan kurtarmak için mikserler, mutfak robotları, ütüsüz giyilebilen çamaşırlar ve çiçek süslemeli tuvalet aletleri, fayansları icat eder; ama kadın hâlâ edebiyatla, politikayla ya da evrenin fethiyle aktif ve ciddi bir şekilde ilgilenmez. Onun için yeni bulunan bu boş zaman tam zamanında imdada yetişmiştir. Artık kendisiyle ilgilenebilir ve elbette entelektüel başarı özlemi ona yabancı olduğu için o da dış görünüşü üzerinde odaklaşır.
Kadınların daha zevkli, daha çekici, daha "kültürlü" olduğu doğrudur; ama yaşam beklentileri kesinlikle entelektüel değil, hep maddeci olacaktır. Devrime giden ilk adımı asla kadınlar atmayacaktır.
&&& &&& &&&
Erkeklerin yanında sürekli olarak kendini küçümsemek, kadınların, diğer kadınların anlayıp da, olduğu gibi değerlendirmeleri nedeniyle erkeklerin anlamadığı gizli bir dilin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu nedenle erkeklerin, bu şifrenin anahtarını alıp kendileri için bir tür sözlük hazırlamaları büyük yarar sağlayacaktır. Böylece, ne zaman klişe bir laf duysalar, bu sözlüğe bakıp gerçek anlamını açıkça görebilirler.
Karşımdaki erkeğe saygı duymalıyım: Erkeğin benden daha zeki, sorumlu, cesur, üretken ve çok daha güçlü olması gerekir. Yoksa ne işime yarar ki?
Kocam isterse elbette mesleğimi bırakırım: O yeterli para kazanmaya başladıktan sonra bir daha asla çalışmayacağım.
Hayatta istediğim tek şey onu mutlu etmek: Onu ne kadar sömürdüğümü anlamasına engel olmak için elimden geleni yapacağım.
Gelecekte hayatımı aileme adayacağım: Hayatımın kalan kısmında parmağımı bile oynatmayacağım. sıra erkekte.
Eğer bir çift birbirlerini gerçekten seviyorsa hemen evlenmelerine gerek yok: Biraz inatçı ama onu yatakta dize getirmem uzun sürmez.
Onu seviyorum: O mükemmel bir yük beygiri.
Ya da bir kadın şöyle de diyebilir: "Evleneceğim adamın benden biraz daha yaşlı, benden en az on santim uzun ve daha zeki olması gerekir." bunun da anlamı, yaşça daha büyük, daha güçlü, daha zeki bir insanın, daha genç, daha zayıf, daha aptal bir yaratığa bakmasının çok daha "normal" gözükmesidir.
No comments:
Post a Comment