Din/ler/i Bozanlar Eşitlikçiliği Bozanlardır
Schleiermacher ve Feuerbach, dinin temelinin Allah'a bağımlılığının bilincine varmak, olduğunu söylerler.
"Bütün insanların
eşitliğini kabul eden yeni bir dinsel öğreti ortaya çıkar çıkmaz, eşitsizlikten
kazanç sağlayanlar hemen bu temel özelliği örtmeye çalışmışlar, böylece gerçek
inanca yanlış anlamlar yüklemişlerdir." s. 16
"Günümüz
insanlarının inancı, kendilerine dini kurumlarca inanç temeli olarak söylenen
veya belletilen şeylerin aslında, bu inançları vazedenlerin ve belletenlerin
kişisel hırslarının doyurulmasına yardım eden törenlerden başka bir şey
olmadığı görülecektir." s. 27
"Dinin bozulmuşluğu,
ötekiler üzerinde egemenlik kurmuş olanların bunu yapmaları doğruymuş gibi
hissettirir, kölelere ise, dinin, efendilerine itaat etmelerini buyurduğunu
söylemişlerdir."
"Tüm
insan toplumlarının hayatında din, zamanla gerçek anlamından sapmış; kendisinde
bu anlamdan eser kalmayıncaya kadar bu sapmasına devam etmiş; sonunda
katılaşarak halihazırdaki yerleşik biçimlerini almış ve bu noktada insanların
yaşamları üzerindeki etkisi fevkalâde azalmıştır." s.
7
"Geriye kalan büyük
çoğunluksa, kendilerine uygulanan hipnotizmayı iman olarak kabul ediyorlar ve
inançsız yöneticiler, ikna edicilerin kendilerinden istediği her şeye köle gibi
baş eğiyorlar."
"Bozulmamış inançlılar olan yoksul, cahil çoğunluk
hipnoz etkisindeki köleler haline geldiğinden, kendilerine inanç kisvesi
altında aşılanan şeye iman ettiklerini düşünüyorlar ve bu da, insanın
yeryüzünde ne olduğu sorusuna yanıt vermek bir yana, zorlaştırıyor."
"İnançsız insanlar, ancak
kişisel çıkarı yol gösterici olarak tanıyabilir. Kişisel çıkarının peşinden
koşanlar da aldatmaktan ve aldanmaktan başka bir şey yapamazlar." s. 117
"Ve bu yüzden, bir dinsel öğreti, hiçbir şeyi
açıklamayıp, yaşam anlayışını daha da bulandıran anlamsız önermeleriyle
sürerse, o artık iman değil, gerçek bir imanın başta gelen özelliklerini
yitirmiş bozulmuş bir imandır. İşte, günümüz insanları, böyle bir imana sahip
oldukları yetmiyormuş gibi, onun ne olduğunu bile bilmiyorlar ve iman dedikleri
şey, ya kendilerine imanın temeli diye verilen şeyin dille söylenmesi ya da
Kilise Hristiyanlığının öğrettiği ve kendi hırslarına gerçekleştirmelerine
yardımcı olan birtakım törenlerin yapılmasıdır."
"Kitleler arasında var olan
dinsel ilkelerin kalıntılarını hâlâ koruyan halkımız, düzen ve ahlak
bekçiliğine soyunanların, gözlerinin önünde bunların sürekli işlediği suçları
görmemiş olsaydı, hepsinin de iyi ve insan için doğal olduğuna kesinkes
inanarak işlediği günahların yüzde birini bile işlemezdi."
"Hıristiyan hayat tarzının sapması yüzünden, Hıristiyanlar putperestlerden daha kötü hale düştüler." s. 95
Bütün inançlarda, insanların, eski dinleri
yozlaştıran bütün sapıklıkların temeli sayılabilecek şu üç inanca inandırılması
şart olmuştur: birincisi, insanla Tanrı ya da Tanrılar arasında aracılık
yapabilecek özel kişiler vardır; ikincisi, aracının söylediği şeyleri
haklılığını kanıtlayan ve onaylayan mucizeler gösterilmiş ve gösterilmektedir;
üçüncüsü, Tanrı ya da Tanrıların şaşmaz istencini ifade eden sözlü ya da yazılı
sözler vardır ve bunlar kutsal olup yanlışlıkları düşünülemez. s. 19
Neden başkaları üzerinde zor kullanmayı, onları soymayı, hapsetmeyi, asmayı, savaşa göndermeyi ve daha birçok şeyi hak gören insanlar var? s. 39
Kötü toplumsal yapımızın ana nedeni yanlış inançtır. s. 109
Hayatta mevcut olan kötülüğün ıslahı, din adına söylenen yalanların kınanması ve her bir ferdin içinde din hakikatini tesisiyle başlamalıdır. s. 93
Kaynak: Din Nedir? Lev Nikolayeviç Tolstoy
No comments:
Post a Comment