[Meleklerin Savaşa Katılması]
Meleklerin savaşmaları konusunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. Bazıları melekler kafirlerle savaşmıştır derken, bazıları da savaşmamışlar, sadece ayette belirtildiği gibi müminlerin kalplerini teskin etmişlerdir, demiştir. Meleklerin savaşmaları ihtimali yoktur; çünkü ayette "Allah onların gözünde sizi az gösteriyordu" (457) diye belirtilmiştir. Şayet melekler de savaşa katılmış olsalardı az göstermesinin anlamı kalmazdı. Zira bir melek, kafirlerin hepsine yeterlidir. Cibril'in (s.a.), Hz. Lut'un (s.a.) köylerini göğe doğru nasıl kaldırıp ters çevirdiğine bakmaz mısın? (458) İşte bu, yaptığımız yoruma işaret etmektedir. En doğrusunu bilen Allah'tır.
* * * * * * * * *
(457) "O, karşılaştığınız sırada da sizin gözünüzde onları az gösteriyordu, onların gözünde de sizi az gösteriyordu ki, Allah olmasını dilediği şeyi gerçekleştirsin; zaten bütün işler Allah'a döner" (el-Enfal, 8/44).
(458) "Elçilerimiz Lut'a geldiğinde, Lut onlardan dolayı huzursuz oldu, onlara karşı çaresizlik hissetti. 'Zor bir gün!' dedi" (el-Enfal, 8/77) mealindeki ayet ile "Emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik ve Üzerlerine sağanak halinde, Rabbin katında işaretlenmiş taşlar yağdırdık. Böyle cezalar zalimlerin başından hiç eksik olmaz" (Hud, 11/77, 82-83) mealindeki ayetler. Bu ve benzeri ayetlerde Cibril (s.a.) belirtilmemiştir. Muhtemelen müellif Hz. Lut'un yanındakilerle birlikte fecir vaktinden önce oradan ayrıldığı ve Hz. İbrahim'in (s.a.) yanına varıncaya kadar aradaki mesafeyi dürüp kısalttığına dair olan rivayeti kastetmektedir. Sonra Cibril (s.a.) eliyle Medain'i yerinden sökmüş -bir rivayette kanatlarını Medain'in altına sokmuş- ve şehri yerinden kaldırmış, hatta gök ehli orada öten horozların ve havlayan köpeklerin seslerini işitmişler, sonra da Cibril şehri ters çevirmişti (Alusi, Ruhu'l-Meani, XII, 112)
Kaynak: Ebû Mansûr Muhammed b. Muhammed b. Mahmud el-Mâtürîdî es-Semerkandî, Te'vîlâtü'l-Kur'ân Tercümesi, Çev. Prof. Dr. Bekir Topaloğlu, Prof. Dr. Kemal Sandıkçı, Ensar Neşriyat, 1. Basım, Aralık 2015, İstanbul, Cilt 2, s. 450
* * * * * * * * *
Enfâl, 8/9. "Rabb'inizden yardım dilediğiniz zamanı hatırlayın. Hemen size, 'Meleklerden peşi peşine gelen binlik kuvvetlerle ben size yardım edeceğim' diye cevap verdi.
Enfâl, 8/10. Bunu yalnızca müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Zaten yardım ancak Allah tarafındandır. Allah, kuşkusuz izzet ve hikmet sahibidir."
Rabb'inizden yardım dilediğiniz zamanı hatırlayın. Hemen size, 'Meleklerden peşi peşine gelen binlik kuvvetlerle ben size yardım edeceğim' diye cevap verdi. Bu ilahi beyan hakkında farklı görüşler ileri sürüldü. Bazıları şöyle demiştir: Bu ilahi beyan "andolsun ki Allah size, zayıf ve çaresiz iken Bedir'de de yardım etmişti" (34) mealindeki beyanın bağlantısıdır (sıla). Dediler ki: Meleklerden peşi peşine gelen binlik kuvvetler iki bin; "indirilen üç bin melekle" mealindeki ilahi beyanla birlikte beş bin nişanlı melek olmaktadır. Bir kısmı da şöyle demiştir: Üç bin melek Uhud'daydı. Zira Cenab-ı Hak Uhud kıssasının hemen akabinde bunu bildirmiştir. Eğer onların dediği gibiyse meleklerden peşi peşine gelen binlik kuvvetler mealindeki beyanla ilgili iki seçenek söz konusudur. Bu, ya peşi peşine ifadesi kafirlerin peşine düşme anlamındadır. Bu da takip etmedir. Yani melekler Bedir günü müşrikleri takip ediyorlar, yani söz konusu durumda Bedir ehli yenilgiye uğramış olan müşrikleri takip etmedikleri halde. Yahut "peşi sıra' mealindeki beyan yardım anlamına gelmektedir. Bu durumda da iki bin demek olur. Müfessirlerin bir kısmı şöyle demiştir: Rabb'inizden yardım dilediğiniz zamanı hatırlayın. Hemen size cevap verdi mealindeki beyanda belirtilen ve yardım isteyen kişi Resulullah'tır. Buna göre Hz. Peygamber (s.a.) müşriklerin Bedir'de sayıca fazlalığını görünce Allah'ın dışında kendilerinin bir kuvvetinin olmadığını anladı ve Rabb'ine dua ederek yalvardı (35). Fakat söz konusu talep, bize göre -en doğrusunu Allah bilir ya- onların sözüdür. Yani müminlerin sözüdür. Görmez misin ki Cenab-ı Hak şöyle bildirmiştir: O zaman inananlara şöyle diyordun: "Rabb'inizin, size şöyle şöyle yardım etmesi sizin için yeterli değil mi?" Bu hususta nihai gerçeği bilen Allah'tır. Bunu bilmeye ihtiyacımız da yoktur. Sadece bilmeliyiz ki bunda onlara yönelik yardım müjdesi, kalplerine sükunet verme ve yardımın sadece Allah'tan olacağı, ondan başkasından gelmeyeceğini bildirme vardır. Bu durum şu ilahi beyanın ifadesidir: Zaten yardım ancak Allah tarafındandır. Hiçbir şey Allah'ı küçük düşürmez ve aciz bırakamaz. O, verdiği emirde ve koyduğu yasakta hikmet sahibidir. O, ancak bir hikmetin gereği olarak bir şeyi emreder ve yasaklar. Belirtilen bin meleğin ve üç bin meleğin yardım etmek üzere gönderilmesi ve diğer hususlar, müminlerin kalplerine sükunet vermek içindir. Yoksa ne kadar çok olsalar da tek bir melek yeterlidir. Çünkü melek onları görür; onlar ise onu göremezler. Böylesi bir topluluğun yok edilmesi kolaydır.
"Sanki ölüme sürükleniyorlarmış gibi" (36) ve Rabb'inizden yardım dilediğiniz zamanı hatırlayın. Hemen size cevap verdi mealindeki ilahi beyanlar hakkında eğer denilirse ki: Nasıl böyle korktular ki Cenab-ı Hak onları "sanki ölüme sürükleniyorlarmış gibi" anlamına gelen böylesi şiddetli korkuyla niteledi. Halbuki Cenab-ı Hak onlara "Hatırlayın, Allah size 'iki topluluktan biri sizindir' diye vadediyordu" (37) mealindeki beyanla yardım ve zafer vadetmişti.
* * * * * * * * *
(34) "Andolsun k i Allah size, zayıf ve çaresiz iken Bedir'de d e yardım etmişti. Allah'a isyandan sakının ki şükretmiş olasınız. O zaman inananlara şöyle diyordun: "Rabb'inizin, indirilen üç bin melekle size yardım etmesi sizin için yeterli değil mi?" Evet, eğer siz sabır gösterip itaatsizlikten sakınırsanız, onlar şu anda süratle üzerinize gelseler bile Rabb'iniz size nişanlı beş bin melekle yardım edecektir. (Âl-i İmrân, 3/123-125).
(35) Hadis için bk. Müslim, "Cihad", 58; Tirmizi, "Tefsir'; 8; Taberi, Tefsir, IX, 189; Suyûltî, ed-Dürru'l-Mensur, IV, 28.
(36) el-Enfâl, 8/6.
(37) el-Enfâl, 8/7.
Kaynak: Ebû Mansûr Muhammed b. Muhammed b. Mahmud el-Mâtürîdî es-Semerkandî, Te'vîlâtü'l-Kur'ân Tercümesi, Çev. Fadıl Ayğan, Ensar Neşriyat, 1. Basım, Haziran 2017, İstanbul, Cilt 6, ss. 193-194
No comments:
Post a Comment