Allah Kötülüğe Neden İzin Vermiştir?, Kötülüğe Neden Müdahele Etmemektedir?
Hani Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife tayin edeceğim,” demişti de (melekler): “Oraya kötülük yapan birisini mi halife yapacaksın?... demişlerdi. (Rabbin): Ben sizin bilmediklerinizi bilirim,” demişti. Bakara 30. ayeti üzerine yorumum:
Allah insanın özgürlüğü, özgür iradeyi kullanmasını kötülük yapmasına tercih etmektedir.
Melekler, ''bu halife adayı, kötülük yapabilir, özgürlüğü yanlış yolda kullanabilir, buna rağmen mi onu halife olarak görevlendireceksin'' dediğinde, Allah, ''Evet, buna rağmen onun bu özgürlüğü kullanmasını istiyorum' diyor. ''Yanlış yolda kullananlar olacaktır, doğru, ama doğru yolda kullananlar da olacaktır, doğru yolda kullananlar, yanlış yolda kullananlara karşı mücadele edecektir, yeryüzü tamamen kötülere bırakılmayacaktır, onların karşısına onlara dur diyecek iyileri de çıkaracağım, ama insanların bu özgürlüğü kullanmasını istiyorum, yapacağı kötülükleri de tahmin edebiliyorum, kötü yolda kullanabilirler, ama buna rağmen bu özgürlüğü kullanmaları gerekiyor, kötülük yapacak diye özgürlüğe engel olursam özgürlüğün ne olduğunu anlayamayacaklar, bu riske rağmen bu özgürlüğü kullanmalarını istiyorum'' diyerek insanın özgürlüğünü kötülük yapmasına, yapabilecek olmasına tercih ediyor. Ve yine, ''Yeryüzü boş ve sahipsiz değildir, meydan tamamen kötülere kalmış değildir, kötülerin karşısına daima iyiler çıkacaktır, ama önünde sonunda hesap diye de bir gerçek vardır, yani, tüm bunların hesabı ona bir gün mutlaka sorulacaktır'' diyor. Bu 'mutlaka bir gün hesap sorma', öncelikle ölümünden önce, dünyada (dünyadaki adalet mahkemelerinde) olacaktır, yaptıkları bu dünyada yanına kâr kalsa bile hesap gününde (mahkeme-i kübra'da) olacaktır.
Ateistler, Tanrı'ya inanmadıkları halde bu konuda, bir yandan O'na inanmadıklarını, öte yandan da O'nun nasıl olması gerektiğini (madem her şeye gücü yetiyor, o halde neden izin veriyor, niye müdahele etmiyor?), söyleyerek Tanrı'yı tutarsız gösterelim derken kendileriyle çelişiyorlar.
No comments:
Post a Comment