YETERİ KADARSA ÇOKTUR, THOREAU’NUN ALTERNATİF İKTİSADI
Bütün bilge düşünceler şimdiye dek binlerce kez
düşünülmüştür; bu düşünceleri gerçekten kendimizin kılmak istiyorsak, onları,
kişisel yaşantımızda kök salmalarını sağlayıncaya dek dürüst bir şekilde
yeniden ve yeniden düşünmeliyiz. [Johann Wolfgang von Goethe] s. 13
Şöyle yazıyordu: “Hissettiğin acı, kapitalizmin
ölümüdür.” Yazar Joe Brewer, bu ölmekte olan sistemin içinde yer almamızın
yarattığı ıstırabı açıklamaya girişip, bu sürdürülemez uygarlık formunun içinde
bulunduğumuzu ve bunun da “Dünya” dediğimiz yaşam destek sisteminin kuyusunu
kazdığını belirterek sözlerine devam eder. s. 9
Thoreau’nun mezuniyet töreninde konuşurken Ralph Waldo
Emerson'un söylediği gibi: “Her zaman olduğu gibi bu sefer de yine harika;
keşke onunla ne yapmamız gerektiğini bilseydik. s. 16
Concord'da bir öğretmenlik işi olduğunu görünce,
Thoreau hem anne-babasının hem de toplumun beklentileri ve ekonomik ihtiyaçlar
doğrultusunda bir hevesle başvuruda bulundu ve şehirdeki okulda öğretmenlik
yapması için teklif aldı. Bu işe kendini adadığı halde daha bir ay geçmeden
okul komitesinin bir üyesi tarafından kızağa çekilip, öğrencileri sopa ile
dövmediği için uyarı aldı. Halbuki, yaramaz çocukları dövmek bir okul
politikasıydı ve tartışmaya açılması bile söz konusu değildi. Thoreau fiziksel
cezanın saçmalığına protesto etmek amacıyla yeniden sınıfa girip rastgele altı
öğrenci seçip onlara bir sopa attı ve ardından istifa etti. s. 17
Hem ruhunun çağrısına cevap verip hem de geçinecek
parayı nasıl kazanacaktı? Bu, belki de hepimizin kendimize ait bir tarzda
kendimizle ilişkilendirdiğimiz bir sorudur. Thoreau, bunu “tüm soruların en
önemlisi” olarak görüyordu. Bu konuda diyordu ki: “Bana öyle geliyor ki tüm
soruların en önemlisi yaşamımı nasıl idame ettireceğimdir. Ancak hiçbir kitapta
bu amaca hitap eden bir şey bulamadım. Kanımca toplum, bu açıdan bizim için
hiçbir şey yapmamıştır. s. 18-19
“Yaşamlarımızı nasıl geçirdiğinizi bir düşünelim,”
diye başlar Thoreau’nun makalelerinden biri. Kendine özgü tarzıyla, “övgüleri
bir kenara bırakıp eleştirilere yer vereceğini” söyler. “Özgür doğmak ve özgür
yaşamamak nasıl bir şeydir?” diye sorar yurttaşlarına.
Amerika siyasi titanlardan azade olabilir ancak
Thoreau’nun işaret ettiği acı gerçek şudur ki; Amerika “buna karşın ekonomik ve
ahlaki bir tiranın kölesidir.” Mammon adında bir tiran. s. 20
Tabii ki Thoreau, emek, sanayi ve girişim gibi
kavramlara karşı çıkmıyordu. Onun üzerinde durduğu şey, para kazanma yollarını “neredeyse
istisnasız olarak bizi aşağı çektiğiydi.” Neredeyse her örnek, “yalan söylemek,
dalkavukluk etmek, oy vermek, kendini bir nezaket cenderesine sıkıştırmak ya da
komşunu onun ayakkabı, şapka manto, taşıt ya da meyve-sebzesini almaya ikna
edebileceğin ince ve buharlaşıp uçabilecek bir cömertlik ortamı yaratmayı
gerektiriyordu.”
Bu sebeple Thoreau, yalnız para ya da maddi fazlalıklar
kazanmak uğruna yapılacak her şeyin “gerçekten sebepsiz ve boş ya da bundan
daha kötü” olduğunu düşünüyordu. s. 21
Öğleden öncelerimi ve öğleden sonraları mı topluma
satacak olursam birçoğumuzun yaptığı gibi uğruna yaşayacak bir şeyim kalmayacağı
kesin. Yaşamını kazanmak için yaşamının büyük bir bölümünü tüketen insanın
yaptığından daha ölümcül bir ahmaklık olamaz. [Henry David Thoreau] s. 21
Thoreau, insanların materyalist hırslarını hidranın*
başlarına benzetip “biri ezilir ezilmez onun yerine iki tane çekiyor”
derdi.
Bir zamanlar Çinli filozof Lao Tzu, “Yeteri kadarına
sahip olduğunu bilenler zengindir” demişti, Thoreau, çağdaşlarına “yeteri
kadarına” sahip olduklarını, ama bunu bilmedikleri için fakir olduklarını
söyleyip duruyordu. Her zaman daha fazla lüks arayışında olup daha azıyla
yetinip memnun olamadıklarına, “ekonomi” kavramının anlamını idrak edemediklerine
ve “bir şeyin bedelinin onunla takas edilmesi gereken yaşam... miktarı”
olduğunu anlamadıklarına inanıyordu. “İnsanların çoğu bu görece özgür ülkede
dahi cehalet ya da hata sebebiyle yaşamdaki yapay kaygılar ve lüzumsuz işlerle
o denli meşguller ki lezzetli meyveleri koparamıyorlar” diye yazmıştır. “Sözde
kaderleri” yüzünden “makineden başka bir şey olmaya zamanları yoktu”
Peki ne için? Altı üstü “ihtişamlı evler” ve “daha
kaliteli ve daha çok kıyafet vb. elde etmek için. Ancak Thoreau'nun ısrarla
söylediği güzele “Aşırı varlık, yalnızca lüzumsuz şeyleri satın alabilir.”
Aslında “yaşamdaki lüksler ve sözde konfor denilen şeyler, vazgeçilmez
olmamakla kalmayıp insanlığın yükselmesi önünde bir engeldir de” iddiasında
bulunur. s. 22-23
* Hidra, Yunan mitolojisinde anlatılan çok başlı
efsanevi bir yaratık. Hidra'nın nefesi bir insanı öldürecek kadar zehirliydi.
Bu canavarın öldürülmesi Herkül'ün on iki görevi arasında 2. sırada yer alan
vazifedir.
222-23
Örneğin, “piramitlere bakın” diye dikkatleri çeker
Thoreau. Beşeri sanayinin doğasını yeniden düşünmeye teşvik eder; “bunların
içinde bu kadar merak edecek bir şey yok; bir sürü adamın hırslı bir sümsük
için mezar inşa etmek uğruna hayatlarını harcayarak kadar düşmüş olmasından
başka. Aslında Nil'de boğulsalar ve cesetleri de köpeklere verilse daha
akıllıca ve erkekçe bir iş yapmış olurlardı.” s. 24
Thoreau, büyük ekonomik dönüşüm zamanında yaşıyordu ve
ona göre demiryolu sanayileşmenin amblemiydi. Ondan genelde mecazi anlamda
Amerika'nın ve aslında tüm dünyanın yüzünü hızla değiştiren, yükseliş halindeki
bir ekonomik sistemin temsili olarak söz ederdi. “Demir yolunun üstünde
gitmiyoruz; o bizim üstümüzde gidiyor” iddiasını ortaya attı ve şöyle bir tablo
çizdi:
“Şu demiryolu
raylarının altında uyuyanların ne olduğunu hiç düşündünüz mü? Her biri bir
insan. Bir İrlandalı ya da bir Yankee. Raylar onların üstüne uzatıldı ve
üstleri kumla örtüldü. Birkaç yılda bir yeni bir grup daha yere uzatılıyor ve
bunların üstlerinden geçiliyor ki herhangi biri rayların üstünde gitme keyfini
yaşarsa diğerleri ezilme talihsizliğini yaşasın.”
Thoreau, aslında sanayileşmenin altında ezilmiş bu “uyuyanların”, “bir zaman tekrar ayağa kalkacağını,” umuyordu ve komşularını uyandırabilmek için elinden geleni yaptı. s 24-25
Daima düşünceli ve topluma ayak uydurmayan biri olan Thoreau. ''Eski insanların yapamayacağımızı söylediğine varsa deneyip yapabileceğimizi görün'' dedikten sonra bunu temel alarak ''eski insanlar için eski eylemler, yeni insanlar için yeni eylemler olması gerektiği'' önermesi de cesurca ortaya atmıştı. s. 26
Daima düşünceli ve topluma ayak uydurmayan biri olan Thoreau. ''Eski insanların yapamayacağımızı söylediğine varsa deneyip yapabileceğimizi görün'' dedikten sonra bunu temel alarak ''eski insanlar için eski eylemler, yeni insanlar için yeni eylemler olması gerektiği'' önermesi de cesurca ortaya atmıştı. s. 26
No comments:
Post a Comment