Thursday, 16 July 2020

Büyük Ruhun Habercisi/Peygamberi

Büyük Ruhun Habercisi 


Sizin madde dünyanızda savaş vardır, olmasına gerek bulunmayan savaş. Çünkü bu gerçekleri bilseydiniz ve onlara göre yaşasaydınız, o zaman insan, öldürmeyi istemeyecekti. Büyük Ruh'un nimet bolluğu ve bereketi ortadayken, hâlâ açlıktan insanlar ölüyor. Büyük Ruh'un çocukları temiz havadan mahrum, güneşin sağlık vereci ışıklarını almadan, yaşam için gerekli olan çizginin altında, sefil viranelerde yaşamaya zorlanıyorlar. Yokluk, çaresizlik ve sefalet var. Yok edilmesi gereken batıl inançlar var. Hâlâ sızlayan kalpler var. üstesinden gelinmesi gereken hastalıklar var. s. 36

Ben sadece beni görevlendirenin sözcüsüyüm ve kendim için bir şan ve şeref beklemiyorum, ne de ödül. Kendimi ve şahsiyetimi büyütmek için bir istek duymuyorum. Bir araç olmaktan sevinçliyim. Benim payıma düşen iş, mesajı ileten bir habercinin işidir. Bana verileni uygun şekilde iletmeye çalışmışımdır. Ben sadece hizmette bulunmak istiyorum. s. 36

Doğru ve uygun perspektif edinmemiz lazım. Maddi bedenler aracılığıyla kendisini ifade etmekte olan ruhsal varlıklar olduğunuzu, ruhun, sizin yüce kısmınız olduğunu fark etmelisiniz. Üstün olan ruhtur, tabi olan beden. Ruh efendidir, beden hizmetkar. Ruh kraldır, beden ise uyruk. Ruh sizin ilahi olan kısmınızdır. İşte o ruhun ta kendisidir ki bütün kainatı yaratmış, var etmiş ve ona biçim vermiştir. s. 37

Her ne kadar insan maddi alandaki buluşlarını fevkalade buluyorsa da ruhen o pek naiftir. Ne olurdu ruhsal başarılar da maddi başarılar seviyesinde olabilseydi ve zihinsel ve ruhsal sahalarda kaydedilen ilerlemeler belli bazı maddi sahalarda kaydedilenlerle boy ölçüşebilseydi!..

İnsan manevi ölçülere uygun olarak yönetilmediği için kendi kendisini yok etme tehlikesi içinde bulunuyor. İnsanlar kendilerine bir hayat kurarken onu ruhsal gerçeklerin temeline oturtmalıdırlar. Zira bütün hayatın dayandığı temel bu ruhsal gerçeklerdir. s. 40

Bütün kıskançlıklar ve kavgalar, didişmeler ve kardeş kavgaları, bütün savaşlar ve keşmekeşler, bütün haset, hırs ve kötü niyetler yeryüzünden kovulabilir. Şefkat, iyilik, yumuşaklık, dostluk ve işbirliği, bütün insanların ruhsal tabiatlarını fark etmeleri sayesinde artık onların tabi olduğu ve uyguladığı hayat düsturları haline gelebilir. s. 40

İşin parlak bir yönü var. Bu, durup dinmeyen bir keder tablosu değil. Çünkü böylesine engeller ve zorluklar karşısında, ileri doğru atılabilen her adım bir gelişme sayılır. Her şeyin karanlık, kederli ve yıldırıcı göründüğü bir zamanda eğer bir tek ruha yardım edebilirseniz, işte bu her şeye değer. Eğer zafer kazanan hiç bir gayret ve emek sarf etmemişse o zaferin ne değeri kalır?

Sorunun asıl özür şuradadır: ruhsal tekamül yolu. s. 40

Ruhsal şifanın ardında, dünyanız insanlarına kendilerini düzeltmek, yeniden doğuşla, öncelik verdikleri şeylerin sırasını değiştirmek, ruhsal tabiatlarının gelişmesine imkan vermek ve bunu birbirlerine hizmet ederek ifadelendirmek, böylece önde geleni öne almak suretiyle dünyaya nasıl barış getirebilecekleri öğreten bir plan yatar. s. 68

Korku belirli bir değere sahiptir. Korku olmasaydı insan nesli çoktan kendi kendisini yok etmişti. Canımızın yanması korkusu, ateşe elimizi sokmaktan bizim men ediyor. s. 73

Kanunu çiğnersek ıstırabı çekeriz. s. 73

Eğer hiç seçme imkanı olmasaydı gelişme imkanı da asla olmazdı. s. 74

Ruh sâlim ise beden de iyi olur. Eğer soğuk almış iseniz fizik kanunu ihlal etmişsiniz demektir. s. 78

Ruhu tekamüle götüren zahmetsiz bir yol yoktur. Ruh yavaş yavaş ve ıstıraplardan geçerek kendisine gelir. s. 79

Fizik bedenin şifası nispeten basittir. Fizik bedenin şifalandırılması o kadar mühim değildir. Siz ancak ruha tesir edebildiğiniz zaman şifa daimi olur. Siz eğer bedeni düzeltirseniz de ruh kendini bulamamış olursa, şifa başarısızlığa uğramış demektir. s. 79

Ruhtur aslını bulması gereken, hakim olması gereken ruhtur. Dünyanızda bulunanların hepsi ruhu esas tutarak yaşadığı, ruhsal kanunları tatbik ettiği zaman ne savaşlarınız, ne nefretleriniz, ne hastalıklarınız olacak, çünkü o zaman birbirinizi gerçekten sevecek ve birbirinize hizmet etmek isteyeceksiniz. Tamahkarlık, haset, güç hırsı -bunlar şimdiki halde ortalığı hakimdir ve sürekli kaosa doğru götürmektedir. s. 79

Bir şifacının yapacağı en iyi plan, kendisini, ruh gücünün akımına en elverişli bir kanal haline getirecek şekilde hayatını düzene koymak olmalıdır. s. 80

Tarih boyunca insanlar, kendilerine çok benzeyen bir varlık icat etmiştir. Onlar Tanrı'yı ancak sevdiklerine iyilik, hoşlanmadıklarına kötülük dağıtan, beşeri niteliklere sahip kocaman bir insan olarak düşünmektedirler. s. 84

Bütün tarih boyunca, bu insan sûretindeki ilah temsilini savaşlar çıkaran, hastalıklar gönderen, pek az kimseyi sevip, pek çoğundan nefret eden, taraf tutucu tanrı temsilini görebilirsiniz. Bugün bile birçok dinlerde Tanrı adeta tekel altına alınmıştır ve kutsal kitaplara ve inançlara göre, Tanrı'ya ulaşmak için  ancak ve ancak kendilerinin yegane vasıtaya sahip bulundukları iddia edilir durur. Bütün bunlar gerçekten çok uzaktır. Sizin anladığınız tarza beşeri niteliklere sahip bir Tanrı yoktur. Büyük Ruh vardır, o, kainatı hiçbir hata yapma ihtimali olmayan doğal kanunlarla idare eder. Bu kanunlar her şeyi temin edecek kapsama sahiptir. Her şey bu kanunların kontrolü altındadır. Bir arıza karşısında değiştirilme ve düzeltilmeye ihtiyaç göstermeyecek mükemmeliyettedirler. s. 84

Noksan ve kusurlarınızı görerek siz, içinizde gizli gücünüzü kendiliğinden fark ediyor ve dualarınızın cevaplanmasını kendiniz tahmin ediyorsunuz. Çünkü, duanın yerine gelmesinde etken olacak potansiyeli yaratıyorsunuz. s. 86

Korku zararlıdır, korku tahrip edicidir, korku atmosferi bozar. O, yardımın ulaşabileceği bütün kanalları kapatır. Korku ruhsal gerçeklerden haberdar olanlara göre değildir. Kendinden haberdar olan ruh, kendi kendinden üstün olan güçle manyetik bir bağ kurabilmiş bulunan ruh, korkunun ona yaklaşmasına hiçbir surette müsaade etmemelidir. s. 86

Biz ruha göre hüküm veririz, para ve mevkiye göre değil. Bizim için önemli olan ruhtur. Sizin dünyanızda verdiğiniz öncelikler yanlıştır. Sizin kendi ülkenizde altın-buzağıya ibadet, Büyük Ruh'a ibadetten daha baskın çıkıyor. Ezici çoğunluğun boyun eğmeyi Mamon'a oluyor, Allah'a değil. Bugün üzerinize çökmüş olan bütün sıkıntıların, zorlukların ve çatışmaların sorumlusu budur. s. 99

Biz ruha göre hüküm veririz, para ve mevkiye göre değil. Bizim için önemli olan ruhtur. Sizin dünyanızda verdiğiniz öncelikler yanlıştır. Sizin kendi ülkenizde altın-buzağıya ibadet, Büyük Ruh'a ibadetten daha baskın çıkıyor. Ezici çoğunluğun boyun eğmeyi Mamon'a oluyor, Allah'a değil. Bugün üzerinize çökmüş olan bütün sıkıntıların, zorlukların ve çatışmaların sorumlusu budur. s. 99

Büyük Ruh, her birimizin içine ilahi gösterge olarak birer küçük zil koymuştur. O, vicdan olarak bilinir. O, neyin doğru olduğu hakkında daima şaşmaz surette ve anında karar verir. Heyhat ki çok zaman insanlar iki manalı, kaçamaklı, belirsiz davranırlar. Çünkü doğru olanın her zaman faydalı olmayabileceğini düşünürler. Fakat vicdan, hükmünü anında vermiştir. s. 99

Sizin her biriniz için bir plan vardır. Eğer siz istekli, mütevazı ve işbirlikçi olursanız o zaman size yol gösterilecektir. s. 99

Ayaklarınız bir kere hizmet yoluna bastı mı, o zaman varoluşumuzun nedenini yerine getiriyorsunuz demektir. Varoluşunuzun amacını yerine getirmek sizin dünyevi hayatınızın en başta gelen amacıdır. Her yeni gün, başkalarına yardım etmek için yeni fırsatlar getirir. Karanlığın içine ışık getirmeyi, çaresizlik içinde olanlara yardım ulaştırmayı başarıyorsunuz, demektir ki, siz dünyanızda gerçekten ilahi elçilersiniz. s. 108

Ne zamanki dünyanızda sevgi nefretin yerini alır, şefkat zulmü kovar, işte o zaman, şimdi dünyanızı durmadan kemirmekte olan bütün kötülüklerden ve pisliklerden onu kurtarmış olacaksınız. s. 109

Sizler, mükemmel olmayan bir dünyada yaşayan, mükemmel olmayan beşeri varlıklar olduğunuzu ve mükemmele ulaşma işini sonsuz bir süreç olduğunu ve bunun son bulmayacağını farketmelisiniz. Öyleyse, bütün tekamül seyriniz boyunca sorunlarınız olacağını beklemelisiniz. s. 109

Büyük Ruh, bütün hayatı doldurur. Büyük Ruh, bütün varlıkların içindedir. Büyük Ruh, bütün kanunların içindedir. Büyük Ruh, Büyük Ruh'tur. O, hayattır, O sevgidir, O, her şeydir. Hizmetkardan başka bir şey olmayan bizler nasıl olurda Efendi'yi tarif edebiliriz? Cılız anlayışımızla bizler, ölçülmez yüceliğe sahip olanı nasıl tarif edebiliriz ki? s. 118

Bize söylendiğine göre bir serçenin düşmesi bile Tanrı'nın bilgisi dahilinde olurmuş. Dünyanın bu büyük sayıdaki nüfusu içinde herkese ne olduğunu Tanrı nasıl bilebiliyor?

Bunun için denilmiştir ki Tanrı, kainatın doğal kanunudur. Büyük Ruh, her şeyin içindedir. Büyük Ruh, titreyen yaprağın içinde olduğu içindir ki titreyen yaprak Büyük Ruh'tur. Kainatta baştanbaşa, hatta henüz malumunuz olmayan dünyalarda Büyük Ruh'un kanunları hükümrandır. Her şey doğal kanun'un çerçevesi içindedir. s. 118

Büyük Ruh her şeyin kaynağıdır, -nefret ve sevgi, bilgelik ve gaflet. Görünüşte, yanlış işleyen kimse de doğru hareket imsak eden kimse kadar Büyük Ruh'un kanunları içindedir. Nefreti ve harbi öğütleyenler de barış ve sevgiyi çiğneyemez, çünkü her şey o kanunların parçasıdır. s. 119

Fakat, eksiklik kendi içinde tamamiyetin tohumunu saklar. s. 119

Sizin iyi veya kötü dedikleriniz hayat yolu üzerinde, gelişme hakkı üzerindeki aşamalardan ibarettir. Eksikli anlayışınızla hüküm veriyorsunuz. s. 119

Doğal afetlerden Büyük Ruh sorumlu mudur?

Büyük Ruh, Kanundur -her şeyi kontrol eden kanun. Kanunun her şeyi idare eder. Kainatta hiçbir şey yoktur ki kanunun dışında bulunsun.

Zelzeleler, fırtınalar ve şimşekler, dünyanızdakilerin beyinlerinde sorunlar uyandırıyor, fakat bunlar kainatı parçasıdırlar. Kainat gelişiyor, nasıl onun içindeki sakinleri gelişebiliyorlarsa. Madde dünyası mükemmel olmaktan henüz uzaktır -ve mükemmeliyete ulaşmayacak. O daima daha üstün ve daha üstün seviyelere doğru gelişecek.

Büyük Ruh Kanundur ve Kanun mükemmeldir. Hatırlayınız ki dünyanız gelişiyor ve bu şeyler onun gelişmesinin işaretleridir. Dünyanız ateş ve fırtınalar içinde doğmuştu ve şimdi o kademeli olarak gidiyor. s. 119

 Onun fırtınadan şimşekten ve yağmurdan sorumlu olmadığını söyleyemezsiniz. Bunların hepsi Büyük Ruh'un kanunlarının bir kısmıdırlar. Büyük Ruh, dünyanızdan kardeşlerine zararlı olan kimselerden de sorumludur. Fakat her birinize hür irade verilmiştir. Kendinizi kısıtlayan yine kendinisiniz, fakat siz, Büyük Ruh'un parçası olduğunuz için dünyanızdaki bütün zorlukları ve engelleri yenebilirsiniz. s. 120

Ruh maddeye egemendir. Ruh hükümdar, madde hizmetkar. O, bütün hayatın çıktığı öz'dür, çünkü ruh hayattır, hayat da ruh. s. 121

Evet. Kanun mükemmeldir. Yani kanunun sizin tarafınızdan ifadelendiriliş şekli ise mükemmel değil, eksiklidir, çünkü siz eksiklisiniz. s. 121

Kanun sizin vasıtalığınızla işleyemez. Fakat siz gitgide daha çok mükemmelleştikçe, Kanun da sizin vasatanızla daha büyük ölçüde iş görebilir. Bir aynanız ve bir ışığınız olduğunu tasavvur edin. Ayna ışığı aksettirir, fakat ayna çok zayıf ise bütün ışığı aksettiremez. Siz aynayı mükemmelleştirir dikçe o daha çok ışık aksettirebilir. ss. 121-122

Büyük Ruh her zaman var olmuştur ve her zaman var olacaktır. O'nun kanunları işleyişinde mükemmeldir. Görmüyor musunuz ki mükemmel ışıklarınız olabilir ama onları kötü cilalanmış aynalardan aksettirmeye çalışırsanız aynı parlaklıkta çıkmaz? Fakat siz, ışığın mükemmel olmadığını, onun kötü olduğunu söyleyemezsiniz. Bu sadece, içindeki mükemmelliği tam ifade etmeye henüz hazır bulunmayan bir varlığı gösterir. Sizin dünyanızın kötü dediği şey, aslında mükemmel olmamak ve Büyük Ruh'u mükemmel olmayan şekilde ifade etmektir.

Bütün hayat Büyük Ruh'tur ve Büyük Ruh bütün hayattır. Siz nasıl yaratabilirsiniz? Fakat ruhen ne kadar gelişirseniz, o kadar güzelleşebilir ve düzeltebilirsiniz. Ne kadar az gelişmiş iseniz, kainattaki tesir gücünüz de o kadar düşüktür. s. 123

Eğer bir insan cehaleti bilgiye, karanlığı ışığa, batıl inancı bilgiye tercih ediyorsa bunun bedelini kendi ödemelidir. Kaybeden onlardır. Siz tekamül kanununu değiştiremezsiniz. O hükmünü icra edecek, matematik bir doğruluk ve mükemmellikle çalışarak, vereceği cevabı matematik bir kesinlikle otomatik olarak verilecektir. s. 126

Dünya hayatının gayesi Evrensel Kanun ile uyumlu olarak yaşamayı öğrenmektir. s. 126

Her günkü hayatınız sizi ruhsal tekamüle götürmelidir. Bulutlar semayı kapladığı, gün ışığını örttüğü zaman, müşkül ve sıkıntılı anların bize öğrettiği dersler vardır. Karakterimizin gelişmesi, ancak o zorlu sorunlarınıza göğüs germekle ve size ait ruhsal kuvvetinizi yardıma çağırıp onlara galebe çalmak suretiyle mümkün olur. s. 126

Ruhsal bilginin amacı sizi hayat mücadelesi için silahlandırma olmalıdır. Size büyük plan ve amaçlara tesir imkanı sağlamasıdır. Bu bilgiye sahip olanlar, gündelik olayların getirdiği yorucu, sıkıcı ve zihni karıştıran yahut da gayret ve didinmeyi icab ettiren durumların hiç birisinden üzgün olmazlar. Bilirlerki ister fırtına, ister gün ışığı olsun her şey ilahi plan dahilinde, tekamül amacına doğrudur, iyidir ve güzeldir, incinen ruh üst olgunlaşmamış ruhtur. Olgun ruh incinmez. s. 127

Başınıza gelen her şey geçicidir. Gelecek günlerde bunların çoğu size rüyalarınızda takip ettiğiniz hayaller gibi görünecektir. O zaman realitenin, madde dünyasında realite olmadığını anlayacaksınız. Başınızı dik tutun. Güneş yükseklerde parlıyor, aşağılarda değil! Karamsar ve ümitsiz olmanız için asla bir sebep mevcut değildir. s. 127

Batı dinleri daima Buddha'nın Allah'a inanmadığını söyler. Ben buna itiraz ediyorum. Çünkü o, ''Allah her şeydir ve her şey Allah'tır'' demişti. Hiçbir şey Büyük Ruh'tan ayrı değildir, bundan dolayı Büyük Ruh her şeydir. Büyük Ruh, hayatın her bir safhasından sorumlu olandır. Hayat vardır, çünkü ruh ona maksat ve hareket vermiştir. Siz kendinizi Büyük Ruh'tan ayıramazsınız, çünkü Büyük Ruh yaradılışın bütününde gizlidir, hâzır ve nâzırdır. İnsanlar her ne söylerlerse söylesinler, Büyük Ruh'un her şeyin içinde olduğu, Büyük Ruh'un her şey olduğu ve her şeyin Büyük Ruh olduğu gerçeğini hiçbir şey değiştiremez. s. 129

Büyük Ruh, her insana hayatın sorumlusu olan ruhu ifadelendirebilmesi için bir fizik beden lütfetmiştir. Acılara karşı duygusuz görünmek istemiyorum. Fakat sebep-sonuç kanunun icabı olan kaderî durumlar vardır. Hiç bir şey tesadüfen olmaz. Kanun hükümrandır ve o her şeyi düzenler. s. 129

Beden önemlidir, çünkü o ruhun mabedidir. Eğer birisi doğal kanun'u herhangi bir şekilde çiğnediğinden dolayı hasta olursa, onun bedelini ödemesi gerekir, bundan kaçınılamaz. s. 130

Sizin kötü kader dedikleriniz sizin için en iyi tecrübeler olabilir. Ruhun kendisini buluşu günlük güneşlik zamanda değil, fırtınalar içinde iken, gök gürler, şimşekler çakarken olur. Arınmanız ve yıkanmanız gerekir. s. 131

Siz istediğiniz her şeyi elde edemezsiniz. Doğal-Kanun sizin elde edebileceklerinize bir sınır koymuştur. Eğer bu sınırlandırma olmasaydı, o zaman insan kendi dünyasının ve kainatın temelini teşkil eden tüm prensibi tahrip eder ve ona karşı gelirdi. s. 133

Dünyamızdaki görüş ve düşünce iklimi değişmiştir. Bir zamanlarda ruhsal realitenin maddi gösterilerle belli edilmesi gerekmekteydi. Şimdi ise, materyalizmin temeli bütün bütüne parçalanmıştır. Dağılmaz olan atom dağılmıştır. Bilim adamları maddenin katı olmadığını ve gerçeğin ise görünmez olanda bulunduğunu kabul ediyorlar. Görüş ve düşünce iklimindeki değişmeyle hem ayar olarak siz ruhsal şifanın geliştiğini ve desteklendiğini görüyorsunuz ki, o başarılı olduğunda, maddeye üstün bir gücün var olduğunu göstermiş oluyor. s. 134

Dünyanız sürekli değişiyor, sadece fiziksel olarak değil, ruhsal olarak da. Şu gerçeği kabul etmeniz gerekir ki, tekamül kanunu mevcut olduğuna göre, o gerçekleşirken değişikliklerin olması kaçınılmaz bir şeydir. Tekamül demek, bir halden daha üstün diğer bir hale geçmek demektir. s. 134

Ruhlar hazır olunca ışık hüzmeleri onları çekecektir. Onlar, kendilerini spekülasyonlardan, bilgisizlikten ve batıl inançlardan çıkartıp, gitgide genişleyen bilgi ışığına ve kesin emniyete iletecek olan yolu kademeli olarak bulacaklar. s. 135

Yorulduğunuz, gönül kırıklığına uğradığını zaman, -zira siz insansınız ve insanlığın bütün zaaflarına siz de düşebilirsiniz- kendinizi rahatlatın ve dünyanızda şekil almakta olan bir büyük planı bir parçasını oluşturmak gibi bir imtiyaza sahip bulunduğunuzu hatırlayın. s. 135

 Ruh gücü kalmak üzere gelmiştir. Kimse onu kovmaya muktedir olamayacaktır. Hiçbir tapınak, hiçbir din adamı, hiçbir din, ruh gücünün dünyada görünmesine ve ifadelenişini önleyemeyecektir. s. 135

Dünyanız dinleri, bugünkü sunuluş ve öneriliş halleriyle yollarını kaybetmiş durumdalar. Onlar kısırlık ve verimsizlik batağı içinde dolanıp duruyorlar. Onlar teolojiyle, mezhepler, dogmalar, doktrinler, şekilsel ibadet ve törenlerle çapraşık hale getirilmiştir ve onlar artık kapanlardan ve tuzaklardan başka bir şey değildirler. s. 136

Daha iyisine ulaşmak kapısı her zaman açıktır. Eğer mükemmel olsaydınız, madde dünyasında bulunmazdınız. Tüm kainat ve onun içinde bulunanların hepsi için geçerli bir genel plan vardır. Bu plan, siz onun bir parçası olduğunuzu fark ettiğinizde açılıp gelişmeye başlar. İdrakin uyanışı zaman alır. Ruhun kendi kendisinden haberdar olmaya başlaması için bir kriz, bir zorluk, belki sizin trajedi dediğiniz bir çeşit katalizöre ihtiyaç vardır. s. 137

Büyük Ruh'un iradesini keşfetmeye ve onu eyleme koymaya kesin karar verelim. Böyle yapmakla biz uyumu, iç-huzurunu; sükuneti ve sağlamlığı kazanırız. s. 138

Dünyanın büyük kısmında olup gidenler ve medeni adı verilen bölgelerinde durmadan artmakta olan materyalizmden, şiddetten ve dehşet verici şeylerden dolayı endişeli olan kimseler için şunları söyleyebilirim. Büyük Ruh'un iradesi mutlaka yerini bulur, ki insanların ve diğer mahlukların durumlarını iyileştirme amacına yönelmiş bir hizmet içinde olan, kendilerini, ıstırabı hafifletmek, zulme son vermek, imkan bulduğu her yerde hizmet etmek görevine adamış kimseler asla cesaretsizliğe düşmemelidir. Yüce Maksat dünyanızda gerçekleşecektir. Yavaş yavaş, aşamalı ve bazen ıstırap verici şekillerde...

Bu şiddet, uyumsuzluk, çatışma, savaş, insafsızlık safhalarını yaşıyorsunuz, çünkü dünyanız bir eritme potası içinde. Birçok geleneksel fikirler kenara atıldı. Gençlik kayıtları zorluyor. Çok uzun süre hüküm sürmüş ve hak etmeyen kişilere bazı imtiyazlar yaratmış sistemlere karşı hoşnutsuzluk var. Bu girdap ve onun yoğunluğu içinde bulunanlar için, ilahi amacın gerçekleşmekte olduğunu görebilmek zordur. Buna karşın, eğer geriye döner de tarihe bakarsanız, aşamalı bir tekamülün mevcut olduğunu görürsünüz. Zaman zaman peşin hüküm, zulüm ve baskı hareketleri patlak verse de şimdi daha çok tolerans ve iyilik var. Kainatın işleyişinde bir yön de budur. Zıt kuvvetlerin çarpışmasından meydana gelenler bütünün iyiliğine olsun diye. s. 140

Cesaretinizi kaybetmeyin. Bunlar her yerde hayırlı maksatlarını gerçekleştirecekler ve bütün için bir maya olacaklar. Kademeli olarak bu Hakikat ve Kuvvet her yere tesir edecek, karanlığı, cehaleti, budalalığı ve zulmü kovarak, dünyanızı kirleten lekelerden onu kurtaracak. Bu ümit ve iyimserlik için daima sağlam bir sebeptir, çünkü Büyük Ruh zamanın bütününde faaldir. s. 140

Doğal Kanun ihlal ediliyorsa, bilgisizlik bir savunma mazereti değildir. İnsana ve hayvana ıstırap vermek, kanunun çiğnenmesidir; iyi bir maksat ve sebep bunun kötü tesirlerini silmeye yetmez. s. 165

Canlı hayvanlar üzerinde yapılagelen ve gitgide çoğalan ve müdafaasız hayvanlara müthiş acılar veren deneyler yapılıyor. Burada birçok insan bu çirkin işlerin son bulması için uğraşıyorlar. s. 165

Büyük Ruh'un herhangi bir canlısın ıstırap vermek yanlıştır. Fakat unutmayın ki birçokları bunu bilgisizliklerinden ve sebep oldukları ıstıraptan habersizce, hemcinslerine faydalı olmak fikrinin heyecanı içinde yapıyorlar. Ama onlar yine de Kanun'u ihlal ediyorlar. s. 165

 Eğer mühim olan sadece maksat ise, hemcinslerine hizmet fikriyle bu ıstırapları veren insanlar kanunun ihlali yüzünden ceza görecekler. Maksatları iyi olabilir, fakat prensip değişmez. Bir insan acı vereceğini bilerek kasten bunu yapıyorsa, demektir ki o kişi kendi sorumluluğundan haberdardır. Maksatları şüphesiz ki iyidir, ama acı vermiştir. Bütün bu hususlar hesaba katılır, fakat ben can yakma işinin gereği hususunda hemfikir değilim. Bütün hastalıklarınız için deva bulunacak, ama onlar hayvanlar üzerindeki deneyler yoluyla olmayacak. Hayvanlara bunca akıllara durgunluk verici vahşet uygulandığını seyrederken, ruh alemi neden müdahale etmiyor? Çünkü kainat Doğal Kanun tarafından idare edilmektedir. s. 166

İnsan doğal hayat sahasında her nerede bir keşif yapmış ise, görmüştür ki o keşif, Kanunun kapsamı içine girer ve onun gelişimi kontrollü ve düzenlidir ve o geniş, karmaşık fakat uyumlu düzenin bir kısmıdır ve geniş kainatta baştanbaşa gezegenleri ve böcekleri, fırtınaları ve bahar rüzgarlarını, ifadeleri ne kadar çok çeşitli olursa olsun bütün hayatı kontrolünde tutan düzenin hakimidir. ss. 167-168

Bütün bunların arkasındaki zihin, bütün bunları yaşatan güç, sizin görmediğiniz daha birçok alemlere hükmeden güç, bizim Büyük Ruh dediğimizdir. Hayatın bütününü, hükmolunmuş yollarını takip ederek akıp gider. s. 168

Ruh sonsuzdur çünkü o, bütün varlıkların ve mevcut olan her şeyin meydana getirdiği ilk cevherdir. insan formu içinde ifade olunan hayat, kuşta, hayvanda, balıkta, ağaçta, çiçekte, meyvede ve sebzede ifade olunanın bir çeşididir. Her nerede bir hayat belirtisi varsa, demektir ki, ruh işbaşında. s. 168

Büyük Ruh hatalar yapmaz, yapsaydı kainat bir gün daha devam edemezdi. s. 168

Sizin nefes alabilmenizi sağlayan kuvvet, kainata şekil vermiş olan kuvvettir; Güneş'e o bitmez ışığı vermiş olan kuvvet. Sizin ilminiz her ne derse desin; her bir med-cezir olayını kontrol eden kuvvet; her bir tohumun kendi amacını gerçekleştirmesine ve çeşitli, duyarlık sahibi hayat formları içinde çoğalabilmesine imkan veren kuvvet. Bütün zamanlar boyunca asla şaşmamış olan kuvvet. Denizler hiç gel-git olayını kestiler mi? Dünya hiç ekseni etrafında dönüşünü durdurdu mu? Herhangi bir doğal kanun işleyişinde hiç kusur etti mi? s. 169

İlahi güçten, içimize mümkün olduğu kadar çok hisse atalım. Bize gösterilmiş güvene lâyık olmaya çalışalım ve vazifemizi, gücümüzün yettiği en iyi şekilde başarmaya gayret edelim. Bize emanet edilen ilahi güce layık olmaya çalışalım ki, onun ışığını hiçbir suretle karartmış olmayalım. Böylece ''Senin iraden olsun!'' diyebilmeye ve teslim olmaya çalışanların gönüllerinde doğan iç huzurunu hak edeceğiz. s. 180

Ruh salim ise beden ve zihin de mutlaka sağlamdır. Her insan beyin zihin ve ruhtan oluşmaktadır. Gerçek kutsal üçlübirlik budur. Bir içindeki üç ve üç içindeki bir. Şüphesiz varlığın bu yönleri arasında uyum olması istenir. Sağlık bütünlük demektir ve bütünlük uyumdur. Eğer bedende bir kusur olursa, bu durum, üçlü olan ferdin birliğini, bütünlüğünü otomatik olarak bozar. Ruh doğruda ise zihin doğru ve beden doğru olacaktır. Aynı şekilde, eğer zihin ve beden en yüksek etki içinde fonksiyonlarını yapıyorlarsa, ruh en dolgun ifadesine ulaşacaktır. Maalesef bu, sizin dünyanızda pek nadir. Bu sebepten dolayı sizde hastalıklar, dertler olur, çünkü bu üçlü yönler arasında uyum eksikliği vardır. s. 187

Bizim dünyamızdan gönderilen şifanın (ilahi şifanın) insanlar için yegane iyileşme metodu olması hiçbir zaman kastedilmiş değildir. Ruhsal şifa da mühim olan bunun kaynağı, başlangıca, iç mükemmeliyete, fertte uyuma engel olan engellerin üstesinden gelmeye sahip olan hayat gücüne yöneltilmiş olmasıdır. Bizler diğer Şifa ve tedavi metotlarını hor görmüyoruz, yeter ki onlar bedende arzu edilmeyen neticelere yol açmasınlar. Bizler bedene zehirlerin enjekte edilmesini hoş karşılamayız, zira bunlar beden, zihin ve ruh ilişkilerinin işleyiş tarzına zıt bir şeydir. s. 187

Yediğimiz gıda maddelerinden çoğu zehirli. Eğer ruh ve beden salim ise, siz bu zararlı şeyleri atabilirsiniz. Şayet ruhunuz ve zihniniz doğruda ise, size hiçbir şey olmayacaktır. Böyle şey olmaz. Siz eğer bedeni zehirlemeye kalkışırsanız, ruh da, zihin de fonksiyonlarını yapamazlar. Aklıselim de böyle söyler. s. 188

Siz dünyada mükemmeliyete ulaşmayacaksınız. Mükemmeliyet sonsuz bir süreçtir. Fakat siz sonsuz yolunuzda ilerledikçe gelişmeye ve kusurlarınızdan sayılmaya devam etmek zorundasınız. Fakat düşünme tarzınız doğru ise hayatınız doğru olur, o zaman kanunları ihlal etmezseniz ve sağlığınız yolunda olur. Fakat kanunları ihlal ederseniz o zaman, yaptığınız yanlışı düzeltince kadar yapılabilecek hiçbir şey yoktur. s. 188

Yapmanız gereken şey, doğru bir hayat yaşamanın mühim bir faktör olduğunu dünyanızdaki insanların zihinlerine yerleştirmeye çalışmaktadır. Canlarının istediği her yanlışı yapabileceklerine ve sonra her şey yeniden yoluna koyabilecek bir doktora veya şifacıya gidip işi halledebileceklerine inanmalarında bir hayır yoktur. Bu böyle olamaz. Sizler sorumlu varlıklarsınız, doğru yaşamaya gayret etmelisiniz, fakat kanunu ihlal ederseniz bedelini ödemek zorundasınız. s. 188

Birçok yanlışlar yapıyoruz, sonra hayal kırıklıklarına uğruyoruz. Sizler derslerini öğrenmek zorunda olan çocuklarsınız. s. 188

Büyük Ruh kainatın idaresiyle meşguldür ve neyin en iyi olduğunu kesinlikle bilir. Üzülmeyin. Elinizden gelenin en iyisini yapın; sizden bütün istediğimiz bundan ibarettir. Hatalar işleyeceksiniz, onlardan öğrenin. Düşeceksiniz, o zaman toparlanıp kalkın. ss. 188-189

İnancınızı bilginizin temeli üzerine kurun. Sizin temeliniz olan bilginiz var. İnancınız, akla uygun olan inancınız, makul inancınız işte o kaynaktan fışkırsın; her şey yolunda gidecek. s. 192

Siz sistemi olduğundan daha iyi düzenleyemezsiniz. Siz, ruhun gelişmesini, onun normal tekamül hızının üstüne yükseltemezsiniz. s. 192

Çağrımız kör inanca değildir. Öğretecek karmaşık doktrinlerim yok, sadece doğal kanunlar ve onların işleyişleri hakkında bir yorum. Yaptığım çağrı, daima akla ve mantığadır. Bilirim ki bu kanunların anlaşılması onların akla uygun olduklarının fark edilmesiyle mümkündür. s. 197

Bit öğreti, sizin aklınızı isyan ettirir, zekanıza karşı bir hakaret teşkil ederse o zaman derim ki, ''onu reddedin''. Eğer sizlerin işbirliğinizi akıl yoluyla kazanmazsak o zaman bizler rehber adına layık değiliz demektir. s. 197

Hizmet edenlerin takip edeceği yolun kolay ve rahat bir yol olması hiç bir zaman plana dahil olmamıştır. s. 197

Güller daima dikenlidir. s. 197

Zorluklar ruhsal gelişme sürecinin kaçınılmaz kısmıdır. s. 199

Siz insanları ancak onlar kazanılmaya istekli oldukları zaman kazanabilirsiniz. Bizim dünyamızda zorlama yapılamaz. Bizler, sizleri, iplerini çektiğimiz zaman hareket eden kuklalar olarak görmüyoruz. s. 200

Kütle halinde doğru yola, doğru inanca ulaşmalar olmayacak. Kütle etkisi altında inanç değiştiren kişi çoğu kez ertesi sabah yine döner. s. 200

Sizler mükemmel olmayan bir dünyada, mükemmel olmayan varlıklarsınız. Aslında bunun için dünyadasınız. Eğer mükemmel olsaydınız yeryüzünde bulunmazdınız. Yeryüzü, tekamülünüzde aletlerinizi kullanmaya başladığınız bir atölyedir. s. 201

Gerçek değişmez. Ancak onun sunuluş şekli değişir. Biz bir çok devirlerden beri verilmekte olan ruhsal bilgiyi dile getiriyoruz, yapmaya çalıştığımız iş, onu sizlerin bugünkü şartlarınıza adapte etmektir ki, böylece onlar insanların bugün karşılaştıkları modern sorunlara uygulanabilsin. Bu gerçeklerin sizin dünyasınızda kalmaları ve oradan çıkarılamamaları kaderi de planın içinde yer almıştır. Ruh gücü, kalmak üzere buradadır. s. 202

Kabuktan ibaret olan dinler günlerini doldurmuşlardır. Dertli dünyanıza onların verebileceği hiç bir şey yoktur veya pek az bir şey vardır. s. 203


Kaynak: Silver Birch, Büyük Ruhun Habercisi 1, Çev. Jale Gizer Gürsoy, Onbir Yayınları, 1. Baskı Temmuz 2006, İstanbul

No comments:

Post a Comment

Post-Oryantalizm - Hamid Dabâşî

Post-Oryantalizm: Terör Çağında Bilgi ve İktidar —  Hamid Dabâşî Kitabın Tümünün Özeti Hamid Dabâşî’nin Post-Orientalism: Knowledge and Powe...